kitaplarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitaplarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2016 Perşembe

Kitap Yorumu: İçimizdeki Şeytan




Yayınevi       : Yapı Kredi Yayınları  
Sayfa sayısı  : 254
Basım Yılı    : 1940




Ne yalan söyleyeyim bu kitabı okuma listeme almaktaki en büyük etken Kiralık Aşk’ın Ömer’i oldu. Öyle bir karakterin başucu olan kitabı deli gibi merak ettim.

Aslında Türk edebiyatının kült eserleri arasında isminin geçmesi nedeniyle kitabı  diziden önce almış ama bir türlü okuyamamıştım. Okuma şenliğinde “uzun zamandır kitaplığınızda bekleyen bir kitap” kategorisini

Ne keyifli okudum: Freud'un Kız Kardeşi


Yayınevi      : Nemesis
Yazar           : Goce Smilevski
Sayfa Sayısı: 240
Baskı yılı     : 2013
Ödül            : Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü

Hani bazı kitaplar vardır bitmesin diye okumaya kıyamazsın ama elinden bırakmak da istemezsin. Karakteri arkadaşın gibi merak edersin okuyamadiginda, acaba naptı diye. Öyle bi kitaptı işte benim için Freud’un kızkardeşi..

Okuma şenliğinde “Karakterlerden birinin kitabın isminde geçtiği bir kitap” kategorisinde okudum.

8 Ocak 2016 Cuma

Kitap yorumu: Günü Birlik Hayatlar_Irvin Yalom

Yazar           : Irvin Yalom
Yayınevi      : Pegasus
Sayfa Sayısı : 207
Basım Yılı    : 2015



Öncelikle belirtmek isterim ki, kitaplarımla ilgili yorumlarımda kitabı okuyacak olanların heyecanını kaçıracak hiç bir şey yazmamaya özen gösteriyorum. Kitabın konusu ve bana düşündürdükleri dışında bir şey yazmıyorum.
Yazanları da okumamayı tercih ediyorum.
Sen gidip kitabın her şeyini, hatta sonunu anlatırsan ben neden okuyayım ki onu?
benzer kaygıları taşıyanları rahatlatmak için bu açıklamaya gerek duydum.


Her sene Pinuccia'nın düzenlediği okuma şenliğini uzaktan takip ederim.
Çok fazla kitap okuyamıyorum çünkü.
Ama kış okuma şenliğine katılmaya karar verdim, 1 kitap da okusam.
Mühim olan niyettir, diil mi?
Bu kitabı da "2015'te çıkmış kitaplar" kategorisinde okudum.

Aynı zamanda bu kitap, toplu taşımada bitirdiğim ilk kitabım oldu.
Bir süredir toplu taşıma kullanmıyorum.
Kullandığımda da evim ile işim arası kısa mesafe olduğundan kitap okumayı tercih etmiyordum.
Bu dönemin sonunda, kışın gelmesiyle birlikte, geç çıktığım saatlerde toplu taşımada kitap okuma keyfi geliştirdim kendime.
Akşam trafiğinde tahammülsüz, önüne kıran, karşı şeride dalan, selektör yakan insanlar yüzünden strese girmektense bin otobüse, şöfor naparsa yapsın.
Zaten araba da soğuk oluyor.
Isınana kadar eve geliyorum.
En arka koltuğa geçip, açtım kitabımı, okumaya başladım, oh sıcacık sıcacık..
Zaten bölümler de kısa.
Bitmeyen bölümlere de evde devam ettim, yarım kalmasın diye.
Güzel de oldu.

Gelelim kitaba:
Irvin Yalom en sevdiğim yazarlardan biridir.
Bildiğiniz üzere kendisi bir psikoterapist ve seanslarını yazıyor genellikle.
Tabi kişileri koruma amaçlı, kişisel bilgilerini ve olayları biraz değiştirerek.
Bu açıklamayı da her kitabına koyuyor.
Psikolojiye olan ilgim de onun her kitabına çekiyor beni.

Günübirlik hayatlar kitabında ölümcül hastalığı olan insanlarla olan seanslarını anlatmış.
10 farklı kişinin kısa öyküleri var kitapta.
yaşam süreleri kısa da kalmış olsa bu zamanın tadını çıkabilmeleri için yaptığı seanslar bunlar.
Deneyimli bir terapist olmasına, şimdiye kadar bir çok insana yardım etmesine rağmen hala "insanlara neyin yardımcı olduğunu" çözmeye çalışıyor hala.
Bazen etkili olacağını düşündüğü bir şey hiç işe yaramazken, bazen hiç ummadığı bir şeyin danışanının hayatını baştan başa değiştirebildiğini şaşkınlıkla izliyor.
Kendi yaşadığı tereddütleri, çıkmazları, başarısızlıkları ve öz eleştirilerini anlatması en sevdiğim kısımlar.

Uyarmak istediğim nokta ise, kitap ölüm korkusu üzerine yazılmış.
Bu yüzden okurken kendi ölüm korkunuzla  yüzleşmenize neden oluyor.
Kaldıramam diyenler uzak dursun.

Bazı kısımlarında kendimi bulduğum, bazı kısımlarında insan psikolojisi ile ilgili kafama takılan soruların cevaplarını buldum.
Herkesin anlayabileceği bir dille anlatmış Irvin Yalom.
Ben beğendim.
Psikoloji sevenler için gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. 





23 Kasım 2015 Pazartesi

Kitap yorumu: Dublörün Dilemması_Murat Menteş



Yazarı              :  Murat Menteş
Türü                :  Roman
Yayınevi         :  İletişim Yayınları
Sayfa sayısı  :  263

Çok konuşan ve uzun cümleler kuran, hele de gereksizse, insanlara (özellikle de erkeklere) karşı tahammül gücüm çok azdır. Buna rağmen bu kitabı sonuna kadar okumayı başardım.

Her ne kadar kitabın arkasında yer verilen yazar yorumlarında "kelimelerin müthiş gücü" ifadeleri kullanılmışsa da

6 Kasım 2015 Cuma

Yeni kitaplarım gelmiş..



Odama girdiğimde masamın üzerinde kargo paketini buldum, Ya şa sınnn!
Yeni kitaplarım gelmiş.


Gerçi kitaplarımı gözümle görerek, seçerek almayı sevenlerdenim.
Kenarı kırışmamış olmalı, kapağı çiziksiz olmalı, renkleri düzgün olmalı.. vs.
Ama napalım, iş koşturmasında bazen internetten sipariş vermek daha hızlı oluyor.

Şimdi okuma keyfi beni bekliyor.
Gerçi cumartesi maske atölyem, pazar da kahvaltıda misafirim var ama olsun.
Okuduktan sonra yorumlarımı da paylaşacağım..

19 Ekim 2015 Pazartesi

Filmi olan kitaplar...: Duyguların Rengi - The Help



Orjinal Adı  : The Help
Yazarı          :  Kathryn Stockett 
Türü             :  Roman
Sayfa sayısı  :  576

Yer Mississippi, Jackson. Hikaye, 1962 yılında geçiyor.
İnsanların zenci ve beyaz olarak ayrıldığı dönem.
Zenciler 2. sınıf vatandaş, beyazlara hizmet etmekle görevli.
Zenci kadınlar hizmetçi olarak doğuyor. Kendi çocuklarını başkaları büyütürken onlar beyazların çocuklarını büyütüyor.
Zencilerin hakları ya da siyah-beyaz eşitliği hakkında konuşmak kesinlikle yasak.
O dönemde arkadaşları gibi evlenip, çocuk yapıp, yardım derneklerine katılmak dışında bir yaşam tarzı seçmeyerek üniversite mezunu olan ve yazarlığı seçen genç bir kadın olan Skeeter'la karşılaşıyoruz.

17 Eylül 2014 Çarşamba

Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü


Yazar : Aimee Bender
Yayınevi : Can Yayınları
Sayfa sayısı: 280
Basım Yılı : 2014 


Yiyeceklerden, onu yapan kişinin, geldiği yerin tadını alan küçük bir kızın öyküsü.
Bunu fark ettiği zaman yaşadığı endişe ve sonrasında başa çıkma biçimi.

Kapağı ve ismi nedeniyle seçtim.
Kolay okunuyor, dili yalın.

Biraz "Empati" kitabındaki çocukları anımsattı bana.

Sen Olsaydın Yapmazdın Biliyorum_Kürşat Başar


Yazarı: Kürşat Başar
Yayınevi: Everest Yayınları
Sayfa Sayısı: 115
Basım Yılı: 2012

Okuduğum en farklı kitaplardan biriydi.
Kürşat başarın yalın ama derin üslubu ve kadın gözünden hikayeyi anlatışı hep hoşuma gitmiştir.
(Gerçi bazı kısımlarda bir kadın bu olaya böyle bakmaz, dediğim de olmuyor değil.)
Bir sondan bir baştan anlatımı ile beni kendine bağladı.
Bir kitabı ikinci kez okumam genellikle. 
Zaten çok zamanım olmuyor, olan zamanımı yeni kitaplarla tanışmak için kullanmak isterim. 
Ama bu kitabı ikinci kez okumalıyım dedim.
İnce bir kitap ve sürükleyici.
Zaten dili çok farklı ve hoş.
Yüzüeysel gibi görünen çokk derinlerden gelen cümleler çıktı karşıma.
Başkasının hayatıymış gibi anlatılıp, duygusunu bu denli derinden hissettiren kaç kitap vardır bilmiyorum.
Tavsiye der miyim?
Kesinlikle ederim..

8 Ağustos 2014 Cuma

Filmi olan kitaplar...: Büyük Balık - Big Fish




Büyük Balık (Big Fish) Daniel Wallace tarafından yazılmış, Tim Burton tarafından sinemaya uyarlanmış bir eser.
Ben önce kitabı okuyup, sonra filmi izlemeyi tercih ederim.
Bu şekilde kitabın cazibesi gitmiyor.
Filmi anlamak da daha kolay oluyor bence.
Genellikle son hayal kırıklığı oluyor tabi, bu filmde de olduğu gibi.


4 Kasım 2013 Pazartesi

Zor İnsanlarla Zorlanmadan Baş Etmek_Özden Aslan


Okuma kulemde okumayı sabırsızlıkla beklediğim kitaplardan biriydi.
Ama açıkçası beklediğim gibi çıkmadı.
3 özellikteki insan tipinden bahsediyor kitapta: Ertelemeci, Terörist, Benim işim değil.
Ertelemeci tip, adı üzerinde zaten, işlerini son ana bırakan, çoğumuzun yakından tanıdığı insan tipi.
Terörist kısmında, iş yerindeki mobbingden bahsedilmiş ve bununla baş etme yollarına örnekler verilmiş.
Benim işim değil kısmında, herşeyi kontrol etmeye çalışan, ama

19 Eylül 2013 Perşembe

Tatil Arkadaşım: Bir Psikiyatristin Gizli Defteri



Sayfa Sayısı: 336
Basım Yılı: 2013
Yayınevi: NTV

Tatilimde bana eşlik etmesi için onu seçtim ve çok da memnun kaldım.
Oldukça ilginç ve keyifli bir partner oldu benim için.
Gündüz deniz kenarında okuyup, akşam kitap okumayı değil ama dinlemeyeni pek seven sevdiceğimle paylaştım.
Okumak üzere benden aldı ama pek ümidim yok açıkçası.

12 Ağustos 2013 Pazartesi

Kitabım gelmişş


Dönem bitiminde bir kaçamak tatil yapmıştım.
Öncesinde de sınav yoğunluğu nedeniyle bloga girmemiştim uzun süre.
Tatil dönüşü mail adresimde çekiliş kazandığımı bildiren bir mail vardı.
Allah Allah dedim, çekilişe katıldığımı hatırlamıyorum çünkü.
Meğer Pinuccia şimdiye kadar yorum yapanlar arasında bir çekiliş düzenlemiş, istediğimiz kitabı hediye ediyormuş ve bir kitap da bana çıkmış.
Şaşkınlık, sevinç bir aradaydı.
Bayram tatili dönüşü masamda buldum kargomu.
Seçimi ona bırakmıştım, o yüzden de içinden çıkacak kitap bana da süpriz olacaktı.
Yine tesadüfe bakın ki, daha dün yorumlarını okuduğum ve bir an sipariş vermek için tıkladığım ama önce elimdekileri okumanın daha mantıklı olduğunu düşünüp ertelediğim Middlesex çıktı paketten.
Tekrar çok teşekkür ediyorum Pinuccia, hem çekilişin, hem zevkli seçimin için.
Okuma şenliğinde puan olarak geri dönecek bana bu güzel kitap :)

11 Ağustos 2013 Pazar

Okuma Şenliği varan 2: Sokak Kedisi Bob_James Bowen


Herkesin bayramını kutluyorum.
Sıcacık ve keyifli bir bayram geçirdim.
Çok dinlendirici ve huzur doluydu.
Umarım herkes için iyi bir hafta olmuştur.
Ayağımın tozuyla yazıyorum..

Bayramda bana Sokak Kedisi Bob eşlik etti.

Yayınevi: Yabancı
Sayfa Sayısı: 224
Basım yılı: Mart 2013

Kitap tanıtımı:
Sokak Kedisi Bob 
Sokaklarda yaşayan James Bowen yaralı bir sarman bulduğunda hayatının ne denli değişeceğini bilmiyordu.
Kıt kanaat geçiniyordu ve son ihtiyacı olan şey bir kediydi.
Oysa tanıştıktan sonra ayrılmaz bir ikili oldular ve birbirlerinin yaralarını sardılar.
Sokak Kedisi Bob herkesin yüreğine işleyecek, umut dolu ve sıcacık, gerçek bir hikâye.

Benim yorumum:
Kitabın gerçek bir hikayeyi anlatıyor olması beni kendine çeken şeylerden biri oldu. Kitabın başında da belirttiği gibi, James uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak için tedavi görürken Bob hayatına giriyor.
Minicik patilerin insanın hayatını nasıl etkilediğini, nasıl doldurduğunu hep söylerim.
Benim gibi düşünen birinin yazdıklarını okumak ayrıca hoşuma gitti.
James Bowen, bir yazar olmamasına rağmen gayet güzel bir iş çıkarmış.
İyi ki de çıkarmış, biz de okuyoruz.
Okurken bile Bob'dan etkilenmemek mümkün değil.
Ben de özenip Mercan'ı benimle dışarıda gezmesi için, tasmasını takıp çıkarma girişiminde bulundu ama hepsi de Mercan'ın ödünün kopup, kaçma girişimiyle benim ödümü koparmasıyla sonuçlandı.
Bu kitabı okuyup da kedi almaya kalkmayın sakın, uyarıyorum.
Bob gerçekten farklı bir kedi.
Köpek gibi, ama kedi.
Çok da sevimli.
Aslında önce youtube'da videoları yayılmaya başlamış.
Daha sonra James Bowen'dan yazmasını istemişler.
Merak edenler için İŞte Bob:



Okuma şenliği kitaplarıma bir yenisini daha eklemiş oldum böylelikle.
Biraz yavaş gidiyorum.
Ama hala işlerimin arasına sıkıştırarak okumaya çalışıyorum.

Bu kitap aslında 
hem asıl mesleği yazarlık olmayan bir kişinin yazdığı kitap
hem hiç görmediğim bir ülkede olayların geçtiği bir kitap kategorilerine girse de ben
benim dışımda herkesin okuduğunu düşündüğüm bir kitap kategorisine eklemek istiyorum.

15 puan bana..




30 Temmuz 2013 Salı

Okuma Şenliği varan 1: Bir Dilekle Başladı Herşey_Debbie Macomber


Yayınevi: Martı
Sayfa Sayısı: 463
Basım yılı:Kasım 2012

Okuma şenliğine katıldığımdan bahsetmiştim. 
İlk kitabımı bitirdim.
Geçen yıl Küçük Mucizeler Dükkanı ile başlayan serinin üç kitabını okumuş ve paylaşmıştım.
Debbie Macomber, tam bir boğuldum zamanı yazarı bence.
Bir şeyler üstünüze üstünüze geldiğinde, ya da hayat fazla koşturmalı, yoğun geçtiğinde okunacak kitaplar hepsi.
Biraz Pollyanna akımından olması ara sıra sinir bozabiliyor.

25 Temmuz 2013 Perşembe

Okuma Şenliğindeyim


Pinuccia çok keyifli bir etkinlik başlatmış. Uzun zamandır tezimi yazma bahanesiyle kitaplardan uzak tutuyordum kendimi. Çünkü bir kitaba daldım mı başka birşey yapmak istemiyorum bitirene kadar.
İçinde huzur duyduğum kitabevlerinden de uzak duruyordum. Çünkü okuma isteğimi depreştiriyorlar. Aslında okumak istediğim yeni kitaplar ama elimdeki kitap kulemi eritmeden yeni kitap almak istemiyorum. Bu etkinlik sayesinde puan kazanarak okuyacağım yaşasınnn..
Etkinliği merak edenler buradan bakabilirler:

İşte benim listem bu:
·      25 puan: 400 sayfadan uzun bir kitap:
Duyguların rengi_Kathryn Stockett
·      20 puan: Türü kurgu olmayan bir kitap:
Kahraman Babasının Kızı_Maureen Murdock (Psikoloji türünde bir kitap)
·      20 puan: Esas mesleği yazarlık olmayan bir kişinin yazdığı bir kitap:
Her gün Biraz Daha Yakın_Irvin Yalom (Irvin Yalom bir psikiyatrdır)
·      20 puan: Hiç görmediği bir ülkede olayların geçtiği bir kitap:
Rüzgarı Dizginleyen Çocuk_William Kamkulamba (Afrika'da geçiyor)
·      15 puan: Benim dışında herkesin okuduğunu düşünüp sonunda okuduğum kitap:
Mahrem_Elif Şafak
·      10 puan: Bir serinin ilk kitabı dışındaki bir kitap:
Bir Dilekle Başladı Herşey_ Debbie Macomber
·      10 puan: İsminde renk olan bir kitap:
Sarı Yağmur_Julio Llamazares
·      5 puan: Genel kural en az 200 sayfalık kitap okumak olsa da 150 sayfadan kısa bir kitap:
Ruhu Olan Öyküler_Rosario Gomez A.
·      5 puan: Kuralların hepsini boşverip canının istediği herhangi bir kitap:
Murathan Mungan'ın Seçtikleriyle Erkeklerin Hikayeleri

Bunun dışında 3 kategori daha var ama bunları henüz bulamadım.
·      ·      15 puan: Yasaklanmış bir kitap
·      25 puan: Romanın yazarı veya karakterlerinden birinin adı veya soyadı kendisininkiyle aynı olan bir kitap
·      30 puan: Kendi doğum yılında doğan veya ölen bir yazar tarafından yazılmış bir kitap

Kategorilere bağlı kitap isimlerini değiştirme hakkımı saklı tutuyorum.
Hadi bakalım kitap okuma şenliği başlasın!..

11 Mart 2013 Pazartesi

Kayıp Gül Ekim Yağmurları-Serdar Özkan




Yayınevi: Artemis Yayınları
Sayfa Sayısı: 206
Basım Yılı: Ekim 2012

Geçen yıldan beri Serdar Özkan kitaplarına karşı ayrı bir sempatim var.
Kayıp Gül 1 ve 2'yi keyifle okuduktan sonra "Ekim Yağmurları"nın çıktığını duyunca hemen aldım. Okumak için zorlukla bekledim ama haftaya Tez İzleme Komitem olmasına rağmen (belki de bu yüzden) araya sıkıştırdım.
Zaten 2 günde bitirdiğim bir kitap oldu.
İnsanı hiç yormuyor, akıp gidiyor, herzamanki masalsı tarzında.
Bu defaki kitabında Mevlana öğretisine yer vermiş Serdar Özkan.

10 Şubat 2013 Pazar

Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer - Laurent Gounelle

Orjinal Adı    : Dieu Voyage Toujours Incognito 
Yayınevi        : Pegasus Yayınları
Sayfa sayısı  : 447 

Tür olarak kişisel gelişim ya da gerilim olarak okumuştum bir çok yerde.
Ama ikisiyle de ilgisi yok.
Yazarı Laurent Gounelle bir psikiyatrist.
Kitabın ilk yarısında da insan psikolojisi ile ilgili bilgiler yer alıyor.
Daha doğrusu, romanın kahramanı Alan'ın psikolojisinden yola çıkılıyor.
Ama kitap,  kesinlikle bir kişisel gelişim kitabı özelliği taşımıyor.
İlk yarısından sonra gizemli bir hal almakla birlikte

13 Ocak 2013 Pazar

Aslında Ayrılık da Yoktur_Seda Diker


İlk kitabı "Aslında Giden Erkek Yoktur"u severek okumuştum.
Bu nedenle bu kitabını görünce düşünmeden aldım.
İlginç bir hayat hikayesi var Seda Diker'in.
Uzun süre tüp bebek tedavisi görüp, olumsuzlukla sonuçlandıktan sonra yurtdışına gidip bilinçaltı ile ilgili eğitim almış ve hamile kalmayı başarmış.
Ondan sonra kendisini bilinçaltı uzmanı diye nitelendirerek, ilişkiler konusunda danışmanlık yapmaya başlamış.
Biraz Osho'dan, biraz Mevlana'dan, biraz Yalom'dan almış karıştırmış gibi bilgileri.
Ne felsefe, ne psikoloji, ne de mistik. 

30 Aralık 2012 Pazar

2012'nin son kitapları: HAyatı Sevme Hastalığı ve Firmin



2012'ye bu iki kitapla veda ediyorum, son günlerinde bana eşlik ettiler.
Her ikisini birlikte, çok merak ederek almıştım.

12 Kasım 2012 Pazartesi

Yolda ve Bahçemde Nihayet Yeşerdi Umutlar

Aylardır bunu okuyorum kısmında duruyordu bu kitap.
Dikkat edenler olduysa eğer, ne bitmez kitapmış demişlerdir.
Başına doğru dürüst oturamadığım için uzadı da uzadı da.
Çok uzayınca da soğuyorum bir kitaptan ve başkasına geçiyorum.
Bu yaz bunu bol bol yaptım, hiç hoşlanmasam da maymun iştahlı durumlarından.

Debbie Teyze bir seri halinde kitapla girdi hayatımıza.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...