29 Nisan 2013 Pazartesi

Dünya dilek gününüz kutlu olsun..



Düş ve Gerçek, Işık Dünyasında yaşayan iki ölümsüzmüş 
ve ikiz kardeşmişler.
Birbirine ince bir köprüyle bağlı iki adada yaşıyorlarmış.
Ama bazen birbirlerini öylesine özlüyorlarmış ki, 
birbirlerine koşuyor ve sımsıkı sarılıyorlarmış.
İşte tam o sarılma anlarında, 
dünyamızda terk edilmemiş bütün düşler gerçek oluyormuş..

Dünya dilek gününüz kutlu, 
tüm dilekleriniz gerçek olsun!

15 Nisan 2013 Pazartesi

Bir güzel hikaye



Çok sevdiğim bir hikaye vardı, uzun zamandır tamamını hatırlamaya çalışıyorum.
Buraya yazıyorum ki, her ihtiyaç duyduğumda açıp tekrar okuyabileyim:
“Deniz kıyısında bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır.Güneş onu yakıp kavurur.O da Tanrıya yakarır “keşke güneş olsaydım” diye."Ol" der Tanrı. Güneş oluverir.Fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz.

8 Nisan 2013 Pazartesi

Safımız Belli olsun: TC İmza Kampanyası


Nemrud İbrahim peygamberin ateşte yakılması emrini verdikten sonra meydan yere odunlardan büyük bir yığın yapılmış.  
Odunları tutuşturmuşlar sonra.
Alevler o kadar yükselmiş ki bulutların tutuşacağını sanmış çocuklar.
Korkmuş kaçmış bütün hayvanlar.
İbrahim peygamberi mancınıkla ateşin tam orta yerine atacaklarmış askerler. 
Bu sırada bir karınca ağzında bir damla su ile koşa koşa gidiyormuş.
Hem de boyu göklere varan cehennemi ateşe doğru. 
Başka bir karınca onun bu telaşını görüp sormuş hemen yanına yanaşıp: 
"Bu acelen niye? Nereye böyle?" diye sormuş. 
Ağzında bir damla su taşıyan karınca o bir damlayı ellerinin arasına alıp: 
"Duymadın mı" demiş. "Nemrud, İbrahim peygamberi ateşte yakacakmış.
İşte ateşin olduğu yere su götürüyorum. 
Bu sözleri duyan karınca kendini tutamayarak ulu orta kahkahalarla gülmeye başlamış. 
"Sen şu ateşe dönüp hiç bakmadın mı?" diye sormuş, "Ne kadar büyük. Senin bir damla suyun ona ne yapabilir ki?" 
Su taşıyan karınca, "Olsun" demiş, "Hiç olmazsa safımız belli olsun!"

Buyrun şimdi, sizin de safınız belli olsun:

TC Vatandaşlarından imza kampanyası (imzalamak için üzerine tıklayınız)

Hükümetin son zamanda yapmış olduğu Türklüğü hafızalardan çıkarma eylemine karşıyız.Türkiye Cumhuriyetinde yaşayanlar Türktür öyle kalacaktır.Milli benliğimizi unutturmaya , asimile etmeye kimsenin hakkı yoktur.98 Yıl önce bitti dedikleri Türkler, Çanakkale'de gereken cevabı vermiştir.Gerekirse Türk milleti olarak yeniden kurdukları oyunların , ittifakların ve fesat tohumlarının hesabını sorarız.Uyarı olarak bu imza kampanyasını başlatıyoruz.Ben Türk olmaktan gurur duyuyorum diyen herkesin katılmasını önemle arz ederim.Ne Mutlu TÜRK'üm Diyene!

1- Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu ve sahibi olan Türk Milleti’nin adı, vatandaşlık tarifinden ve Anayasa’dan çıkarılamaz.

2- Devletimizin eşit ve şerefli üyeleri olan aziz vatandaşlarımız, ırklara ve mezheplere ayrıştırılamaz 

3- Anadolu coğrafyasında Selçuklu ile başlayıp Osmanlı ile devam eden Türk Milleti’nin kesintisiz egemenliğini esas alan büyük Atatürk’ün kurduğu milli devlet yapısı ortadan kaldırılamaz.

1 Nisan 2013 Pazartesi

Dileklerin gücü adına: Çocuklar Mickey ile gülsün..



Bizim nesil Mickey Mouse ile büyüdü. 
Sevmeyen var mıdır Mickey’i? 
O sevimli minik fare şimdi hasta çocukların yüzünde bir oluşturmak için iş başında.

Bir Dilek Tut Derneği ve gerçekleştirdiğimiz dileklerle ilgili

22 Mart 2013 Cuma

İnatla: NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!


Atam "soylu milletim yolumuzdan ayrılmaz" demiş.
"Soylu" milletin hala yolunda Atam!

Diğerlerine inatla:

KORKMA, SÖNMEZ BU ŞAFAKLARDA YÜZEN AL SANCAK;
SÖNMEDEN YURDUMUN ÜSTÜNDE TÜTEN EN SON OCAK
O BENİM MİLLETİMİN YILDIZIDIR, PARLAYACAK;
O BENİMDİR, O BENİM MİLLETİMİNDİR ANCAK!!




18 Mart 2013 Pazartesi

İlk blogdaş mimim





Blogdaş etkinliğinde linklerimizi paylaştığımız rengarenkyakamoz mimlemiş beni.
Bekleyen diğer mimlerim var, ödevini yapmadan okula gidip öğretmenin gözüne bakamayan öğrenci gibi hissediyorum kendimi mimleri cevaplamayınca.
Sıcağı sıcağına cevaplıyorum hemen bu mimi.
Her bir soru üzerine bir post yazılır aslında ama aklıma ilk gelenleri söyleyeceğim:

1- En son kime yalan söyledin? Niye?
En son bu sabah kendime söyledim. Bugün okula gitmeyip tezime bakacağım biraz dedim. Şimdiye kadar tv izledim, şimdi nette geziyorum. aklımın bi ucunda da Koçtaşa gidip saksı ve toprak almak var kaktüslerim için. belki akşam yemeğinden sonra teze sıra gelir :S

2- Biz okumuyoruz farzet, kendine bir itirafta bulun.
Göbek aldı başını gitti. İyice tembel oldun kızım ya! İyi alıştın arabalarla gezmeye.  Kalk yürü biraz yoksa sığmayacaksın yazlıklara!

3- Şu an istediğin işi mi yapıyorsun?
İstediğim iş öğlene kadar uyuyup, öğleden sonra kredi kartı harcamalarını artırmak. Bihter Ziyagil'in işini yapmak istiyorum. Ama hayır, istediğim işi yapmıyorum.

4- Mutlu musun?
Bi mutsuzluğum yok şükür. Ama biri masaj yapsa, mırıl mırıl uzansam ben de, şu sırtımın tutulmaları geçse daha mutlu olur muyum? Kesinlikle olurum.

5- Keşke... ?
Keşke artık bahar gelse. Şu kalın giysileri kaldırıp atsak. Efil efil elbiselerle dolaşsak. Saçlarım hızlıca uzasa ve kendiliğinden dalga dalga olsa. Bir de keşke öğrencilerim azıcık istekli olsa. Ders anlatırken keyif aldığım tek şey, onları tek tek camdan attığım hayali olmasa.

6- Sence ideal eş nasıl olmalı?
Bunu biri en son sorduğunda 3 defa mail yazarak cevap vermiştim, daha da bitmemişti. Sonuç: yok öyle biri. O yüzden ideal eş, beni eşi olmaya ikna edebilen ve elinde tutabilendir diye kendime oynanayım burada :)

7- Nerede yaşıyorsun ve ömrünü nerede geçirmek istiyorsun?
Ankara'da yaşıyorum. Ömrümü ise Avustralya'da koala bakıcısı olarak geçirmek isterdim. O tombul, tembel gagalı ayıcıkları kucağıma alıp beslemek isterdim.

8- Korkuların neler?
Evde tek başımayken ölmekten ve uzun süre bulunamamaktan korkuyorum. O da kendim için değil, bi kedim var. Zavallıcık aç kalır ve beni yemek zorunda kalırsa annem "kızımı mı yedin sen" diye nefret eder, kedimi sokağa atarsa diye. Evet, kurguda üzerime yok. Ama aklıma geliyor işte. Bir de dişçiden ödüm kopar. Bir de karanlıktan korkuyordum ama o hafifledi.

9- Seni en çok ne mutlu eder?
3 gün boyunca yapmam gereken bir şey olmasa ve bütün gün uyusam, sadece yemek molası vermek için uyansam şu sıralar inanılmaz mutlu olurum. Ama ille de olabilecek bir şey istemem gerekiyorsa beklemediğim bir anda birinden gelen minicik, beni hatırladığını gösteren bir mesaj da beni çok mutlu eder. Sırıtarak dolaşmaya başlarım ortada.

10- Hayatında en çok utandığın an/anı?
Ya bu soruda aklıma gelen sahne hep aynıdır. Orta 2 deyim (şimdi 7. sınıf deniyor). İngilizce dersinde ski (kayak yapmak) kelimesini öğrenmişiz. Okuldan sonra Hayri Amca gelip bizi alırdı, tüm lojmanın çocuklarının servis şoförüydü kendisi. Çok da severdim, çok eğlenceli bir amcaydı, kulakları çınlasın. Servise bindik, aklıma takıldı, ski ne demekti hatırlayamıyorum. Diğer arkadaşlarıma soruyorum. Hayri amca duydu ve yardımcı olmaya olmaya çalıştı. Ben de kelimenin harflerini saydım ama yanlış sırada :S Hayatımda o kadar utandığım bir an daha hatırlamıyorum.

11- Kendinde en sevmediğin özellik?
Sabırsızım. Ve çok kolay sıkılıyorum.


Ve bu mimi Ebru i.S'ye yolluyorum..

17 Mart 2013 Pazar

Blogdaşım olur musun?


Takip ettiğimiz blogları takipçilerimize tanıtmak ve onların takipçilerine blogumuzun sesini duyurmak amacı taşıyor bu etkinlik.
Böylelikle hem tanıyor, hem kendimizi tanıtıyoruz.
Ben çok sevdim bu fikri ve katıldım.
Nasıl katılıyoruz?
Benimle blogdaş olmak isteyenler  kendi linklerini yorum olarak bırakıyorlar.
Sonra kendi bloglarında "blogdaşlar" bölümü açıp oraya benim blogumun linkini ekliyorlar.
Ben de kendi blogdaşım olarak onların linkini ekliyorum.
Böylelikle birlikten kuvvet doğuyor.
Ne hoş bir etkinlik değil mi?

Benimle blogdaş olmak isteyenleri bekliyorum..


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...