14 Kasım 2013 Perşembe

Kimsesiz bir çocuğun yüzünde yeni yıla girerken bir tebesssüm oluşturmak ister misiniz?


Son zamanlarda bloggerların aralarında hediyeleşme etkinlikleri sonucunda birbirini yediğini okuyorum.
O ona birşey yollamış da, geç yollamış da, yok bu mu yollanırmış da.
Benim bildiğim, hediyeye nazikçe teşekkür eder, beğendiğini kullanır, beğenmediğini kenara ayırırsın.
Çoluk çocuğun saygı, terbiye öğrenmeden önce geçtiği yollar işte.

Onlar birbirini yiye ve okuyucuları "ayy geçmiş olsun, ne insanlar var" yorumları yazadursun bu dünyada kendinden başkasına faydası dokunan, güzel şeyler yapmaya çalışan insan insanlar var.
Şu etkinliğin güzelliğine bakar mısınız lütfen!


http://kucukaksoyfulya.blogspot.com/2013/11/kimsesiz-cocuklar-icin-ylbas-etkinligi.html#comment-form

Kocaeli'de bulunan bir çocuk yuvası için çocuklara yeni yıl hediyeleri yollamayı düşünmüşler.
Herkes gücü yettiğince tabi ki.
İsteyen satın aldığı bir şeyi, isteyen kendi ördüğü bir şeyi.
Kıyafet, kırtasiye malzemesi, temizlik ürünü....ne olursa.
0-18 yaş arası çocuklar kalıyormuş yurtta.
Ayrıntılar ve iletişim bilgileri adreste var.
Tebrik ediyorum güzel yürekli arkadaşım..
İyilik yapma fırsatı herzaman ele geçmez.
Ben de çorbada tuzum bulunsun istiyorum.
Katılmak isteyenler de Fulya'nın blogundan iletişime geçebilirler..

5 Kasım 2013 Salı

Bir cümlemizle hayat olabiliriz


Allah hepimize uzun, sağlıklı ömürler versin.
Yine de dünyanın binbir türlü hali var, başımıza ne gelir bilinmez.

Bu sabah haberlerde dinledim.
Siz organ bağışı formu doldursanız ve yanınızda kartınızı bulundursanız bile, Allah korusun, yaşayacağınız bir beyin ölümü durumunda ailenizden onay isteniyormuş.
Onlar onay vermezse organlarınız bağışlanamıyormuş.

Aileler genellikle onay vermediğinden milyonlarca insan organ beklediği halde nakil yapılamıyormuş.
Acılı bir ailenin sağlıklı, mantıklı sorgulama yapıp, karar vermesini bekleyemeyiz.
Canından bir parça için böyle bir karar vermek aile için de çok zor olmalı.
Bu nedenle sağlığımız yerindeyken ailemize başımıza birşey gelirse organlarımızı bağışlamalarını vasiyet edersek sanırım onları da zor bir karar vermek durumunda bırakmayız.

Organlarımızı bağışlamak istediğimizi ailelerimize söyleyelim.
Hem onların huzuru için, hem de bir insana hayat vermek için.
Böcek yemi olacağına, can olsun hayat olsun parçalarımız.
Bir insan, belki birkaç insan hayata geri dönsün, yaşasın.
Hayallerinin peşinden koşsun.

Belki onun gerçekleştireceği hayaller, bizim gerçekleştiremediklerimiz olur.
Böylece biz de hayalimize kavuşmuş gibi olabiliriz, kim bilir?

Organ bağışı haftamız kutlu olsun..

4 Kasım 2013 Pazartesi

Zor İnsanlarla Zorlanmadan Baş Etmek_Özden Aslan


Okuma kulemde okumayı sabırsızlıkla beklediğim kitaplardan biriydi.
Ama açıkçası beklediğim gibi çıkmadı.
3 özellikteki insan tipinden bahsediyor kitapta: Ertelemeci, Terörist, Benim işim değil.
Ertelemeci tip, adı üzerinde zaten, işlerini son ana bırakan, çoğumuzun yakından tanıdığı insan tipi.
Terörist kısmında, iş yerindeki mobbingden bahsedilmiş ve bununla baş etme yollarına örnekler verilmiş.
Benim işim değil kısmında, herşeyi kontrol etmeye çalışan, ama

31 Ekim 2013 Perşembe

Kovboy kasabası ve Kalamiti Narçelen


Haftasonu Manavgat'ta doğa yürüyüşüne katıldım.
Hacı Ali Köyünde indik araçlardan.
6 km doğanın içinde yürüyüş yaptıktan sonra West Wirginia Kovboy Kasabasına ulaştık.

30 Ekim 2013 Çarşamba

Böyle kutlanır Akdeniz'de Cumhuriyet

Bir kaç bayramı üst üste Manavgat'ta karşıladım.
Manavgat'ın güzel insanlarıyla bayramlar gerçekten bayram tadında geçiyor.
Günler öncesinden duyurular başlamıştı, anonslar, köprüde kayan yazılar.
Biliyordum ki 29 Ekim akşamı görkemli bir kutlama olacak.
Tüm balkonlarda Türk Bayrakları asılıydı.
Bir kaç otel döner tablaları getirdi, halka döner dağıtıldı.
Cumhuriyet meydanına sahne kuruldu.
Çoğu insan bayraklarıyla, Atatürk Resimleriyle, tshirtleriyle gelmişti meydana.
Halka Türk Bayrakları, çocuklara balonlar verildi.
Tüm meydan ellerinde Türk Bayraklarıyla 10. Yıl Marşını söylüyordu.


Saydı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı program.
Folklör ekibinden harika bir zeybek gösterisi izledik.
Minikler şiirler okudu.


 Atatürk anıtının iki yanında meşaleler yakılmıştı.
Halk sanatçıları türkülerini söyledi.


Tüm meydan hep bir ağızdan Andımızı ve Atatürk'ün Gençliğe Hitabesini okudu.
Muhteşem bir havai fişek gösterisi yapıldı.


Program bitiminde Cumhuriyet yürüyüşü başladı.
Tüm cadde, boydan boya, dev Türk Bayraklarıyla, araba kornalarıyla, balkonlardan sallanan ellerle yüründü.
Bastonlu amcalar da vardı yürüyenler arasında, arabasındaki bebeklerde.
Hele biri vardı ki o minicik eliyle sıkı sıkı tutuyordu bayrağı.


Bense Ankara'yı düşündüm, başkentte nasıl kutlamalar oluyordur diye.
Aldım haberleri bir şey olmamış, genellikle olduğu gibi ......

Yüreğinize sağlık Manavgat Halkı.
Bayram tadında bir bayramdı.
Hakkı verilerek kutlandı Cumhuriyetimizin 90. yaşı.
Ve aklıma şu dizeler geldi:

"Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak"

Nice 90. yaşlarını görürüz umarım. 
Hepimizin bayramı kutlu olsun..

1 Ekim 2013 Salı

Mim: blogger buluşması

Mimlerim birikti yine. Cevaplamayınca ödevini yapmadan derse gelmiş öğrenci gibi hissediyorum. Sevgili Biricit beni mimlemiş. Sıcağı sıcağına yazayım hemen:

Blogunuzun Adı: NarÇelen

Hangi ilde yaşıyorsunuz ve semtinizi söyler misiniz? : Ankara'da, Kurtuluş'ta yaşıyorum.

Blogger buluşmalarına katıldınız mı? : İstanbul'da hep duyuyorum ama Ankara'da blogger buluşması hiç duymadım. Dolayısıyla katılamadım.

Bulunduğunuz ilde bir blogger buluşması olsa katılmak ister misiniz?Tabi ki isterim. Hele de takip ettiğim blogların sahipleri olursa koşa koşa giderim.


Sizce bir blogger buluşması etkinliği nasıl olmalı?: Rahatça sohbet edilebilcek ve herkesin birbirini görebileceği (bir kişi masanın bir ucunda, diğeri diğer ucunda toplantıları sevmiyorum) bir ortamda olması gayet hoş olur.

Umarım yakın zamanda böyle bir buluşma olur da Ankara'da takip ettiğim blog arkadaşlarımı görme fırsatım olur..


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...