Bayılırım
mitolojiye..
İsimlerini çoğu zaman hatırlayamasam , kim
kimin neyiydi birbirine karıştırsam da (her yol Zeus'a çıktığı, herkesin
onunla bir bağı olduğu için çok da sorun olmuyor) çok severim mitolojik
hikayeleri.
Bir de Sisyphos'un hikayesi vardır ki, bir
çok insan tarafından bilinir. Çok yazılmış, çok konuşulmuştur üzerine.

Hani şu Zeus tarafından yüksek bir dağa
kocaman bir kaya taşımasına cezasına çarptılan uyanık ölümlü.
Ve zirveye her iki parmak mesafe kaldığında
kaya yeniden aşağı yuvarlanır.
Sisyphos kayanın yuvarlanışını izler, aşağı
tekrar iner ve tekrar baştan başlar.
Baştan
başlayalım:
Zeus, Baştanrı Asopos'un kızı
Aigina'yı kaçırır ve Sisyphos'un kral olduğu
Korinthos'tan geçerken,
Sisyphos bunu görür.
Sisyphos bunu görür.
Asopos kızını aramaya çıkınca, Sisyphos,
kızını kimin kaçırdığını bildiğini, ancak Asopos’un, kral olduğu şehre su
kaynağı getirmesi şartıyla bunu kendisine söyleyeceğini bildiririr.
Asopos buna razı olur, Sisyphos’un şehrine su getirir,
Sisyphos da Zeus'u ele verir.
Zeus, onu cezalandırmak üzere ölüm tanrısı
Thanatos’u görevlendirir.
Ancak Sisyphos, ölüm tanrısı tarafından yakalanmak
yerine, kurnazlığıyla onu yakalar ve zincire vurur.
Thanatos’un esir edilmesinden sonra dünyada artık
kimse ölmemeye başlamıştır.
Bunun üzerine bizzat Zeus olaya müdahale etmek zorunda
kalır ve yeniden işinin başına dönebilmesi için ölüm tanrısını serbest
bırakır.
İlk kurban olarak da Sisyphos ölür.
Sisyphos ölürken yeryüzüne tekrar dönebilmek için bir yol
düşünür.
Karısına kendisi için cenaze töreni yapmamasını
tembih eder.
Ölülere hükmeden yer altı tanrısı Hades’in huzuruna
mezarsız, törensiz, çırılçıplak çıkar. Hades’e karısının vefasızlığından
yakınır ve ölüler ülkesinin hakiminden bu sadakatsiz kadını cezalandırmak üzere
kendisine yeniden yeryüzüne kısa süreliğine dönüş fırsatı verilmesini
ister.
İstediğini elde eden Sisyphos, yeryüzüne döner dönmez
verdiği sözü unutur ve karısıyla birlikte mutlu günler geçirerek uzun yıllar
yaşar.
Zamanı gelince yaşlılıktan ölür.
Onun yaptığı kurnazlığı unutmaya cehennem Tanrıları,
Sisyphos’a büyük bir ceza vermeye karar verirler.

Albert
Camus, Sisyphos'u anlamsızlığın bir simgesi diye tanımlar. Yaptığı iş
anlamsız ve yararsızdır, ama bu işi sonsuzluğa dek görmekle
yükümlüdür Sisyphos. Bu korkunç işkencenin bir gün
biteceğini bile umamaz. Sisyphos'un bu korkunç işkenceden her
şeye karşın bir zevk duyduğunu, bilincin verdiği sevinçle bir
çeşit mutluluğa, umutsuzluğun mutluluğuna erişebileceğini ileri
sürer. Sisyphos'u da böylece anlamsızlığı akıl ve bilinç gücüyle
yenen insan kahraman olarak karşımıza diker. Tanrı ne yaparsa yapsın onu
yenememiştir.
Günümüz
yazarlarından bazıları her birimizin bir Sisyphos olduğunu, her doğan günle
kayamızı yukarı çıkarmak için çabaladığımızı ve her gün bunu yeniden
yaptığımızı söyler. Bazı yazarlar hükümete, bazıları özgürlüğe.... bağlar da
bağlar.
Gelelim benimle
ilgisine:
Düşündüm ki;
Sisyphos'un cezası bir çok fizik kanununu barındırmakta.
Yaratıcı drama
oturumlarımdan birini bu hikaye üzerine kurup, buradaki fizik kanunlarını
sorgulatabilirim çocuklarıma. hem eğlenceli olur, hem basmakalıp örneklerden
sıyrılarak düşünürler, hem de biraz genel kültür olur.
Malzeme de bol:
kuvvet, enerji, iş, güç, momentum, çarpışma, yerdeğiştirme, yol, sürtünme,
kütle çekim kanunu, etki-tepki....
Ohh ohh.. tüm
Mekanik'i kapsıyor canım ceza..
Oturup, içime
gerçekten sinen 2 ders planı hazırladım.
Gayet de güzel
oldu bence.
Danışmanıma
verdim okuyup görüşlerini belirtmesi için göğsümü gere gere.
Farklı, ilginç,
yaratıcı, hoş.... gibi tepkiler beklerken üzerine yazdığı cümle aynen şuydu:
"Tanrı yerine
padişah, kral gibi birşey desen?"
:S
Hocamın hacı
olduğunu atlamışım..
Neden
yunanlılara gitmişim ki?
Dede Korkut
Hikayesi uyduracakmışım.
ben..
uydurmak.. dede korkut hikayesi..
evet, hepsini
aynı cümlede kullandı..
Akşam Dost
Kitabevine uğrayıp çocuklar için olan dede korkut hikayeleri kitabı aldım,
ancak onu anlarım diyerekten.
Sil baştan.
Tekrar oturup
etkinlik planı yazmam gerekiyor :(
Demek ki neymiş: Tanrıyla uğraşırsan ya Tanrıdan çekersin
ya kulundan ..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
söyleyecek bir şeyin vardır mutlaka